-->
BikeGangster.tr.Gg | Türkiye'nin En Büyük Bisiklet Gangster Çetesi

BikeGangster.tr.Gg | Türkiye'nin En Büyük Bisiklet Gangster Çetesi

Anasayfa Bisiklet Videolar Resimler Taktikler Haberler Çete İletişim
Glitter Words

| BikeGangsters.Tr.Gg |

bisikletinpufleri

Bisiklet PüFleri

  • 1- Genel inanışın aksine "sele ve gidonun aynı yükseklikte olması gerekir" diye bir kural yoktur. Bu inanış dağ bisikletinin olmadığı yıllardaki bisikletlerden ( büyük kadrolu bisikletler devrinden) kalmadır. Günümüz bisikletleri eskilere göre oldukça küçük kadrolara sahiptir. Bu durumda sele ve gidonun aynı yükseklikte olması beklenemez. Gidon düzlemi sportif bisikletlerde en az 10 cm, konfor bisikletlerinde 5-10 cm sele düzleminden aşağıdadır. Günümüz yol bisikletlerinde bile artık gidon seleden aşağıdadır. Eğer sırtınız yere 45 derece açı yapıyorsa bu sportif sürüş için iyidir. Bu pozisyon vücut ağırlığının gidon ve seleye dağılmasına yardımcı olur ve olası "sele " rahatsızlıklarının önüne geçer.
  • 2- "Lastikleri beton üzerinde bıraktım, havaları kaçtı " lafı koca bir hurafedir.. Bisikleti ister tavana asın, ister suya batırın iç lastiklerin havası ille de bir süre sonra kaçar..Bu süre lastiğin kalitesine, eskiliğine göre değişebilir. İç lastikler derimiz gibi gözeneklidir.Bu gözeneklerden hava kaçar.. (ama suya batırılan bir lastikte bu kaçışı göremezsiniz) Bir de yarış için yapılmış bazı özel latex iç lastikler patlamaya dayanıklıdır, çok esnektir ama bir kaç günde hava kaçırırlar..
  • 3- " erimeyen dış lastik" diye bir şey yoktur. Bu maddenin doğasına aykırıdır.. Böyle bir şey keşfedilseydi dünyanın düzeni değişirdi..Sadece aşınma süreleri farklı olabilir. Siz 50 dolarlık en "baba" bir lastiği, frenlere asılıp asfalt üzerinde 10 m. kaydırınca bir anda o lastiği 5-6 ayda aşınacağı kadar aşındırmış olursunuz.
  • 4- En hafif bisiklet ille de "şu malzemeden yapılır" diye bir kural yoktur..Malzemelerin ağırlıklarıyla dayanıklılıkları farklı kavramlardır. Yani alüminyum hafiftir ama çelik kadar sağlam değildir. Sağlam olması için daha fazla malzeme kullanılır bu da ağırlığı arttırır.Bu yüzden iyi bir CROMO bisikletle orta kalite alu bir bisiklet arasında anormal ağırlık farkı yoktur.. Bunun önüne geçmenin bir yolu boru çapını arttırmaktır. Çap artınca aynı miktarda malzeme daha sağlam olur..O yüzden çoğu alu kadroların boruları "oversize" dır.
  • 5-Titanium bisikletlerin pahalı olmasının nedeni malzemeyi (titaniumu) işlemenin zorluğundandır. Kesilmesi, kaynak yapılması çok zordur.Ayrıca yüksek miktarlarda fire verilir. Tüm bunlar fiyatı arttırır.Titanium malzemesi bisikletler için ideal malzemelerden biridir..Hafif ve sağlamdır..Metal yorgunluğu çok azdır.Paslanmaz, boya istemez..(Ama pahalıdır işte:ör: sadece kadro 1000-2000 USD)
  • 6-Seri üretimi yapılmış en hafif bisikletin kadrosu demirdendi. Evet yalnış okumadınız..Yıllar önce Almanya'da üretilen Nöll marka ön amortisörlü bisikletin kadrosu CROMOLY'idi ve 8,5 Kg. civarındaydı.. Sonraki yıl üretimden kalktı. Fakat şu da bir gerçektir ki bu ağırlıkta bir bisiklet ancak 40-50 Kg.'lık bir biniciye uygun olabilir. 70-80 Kg.'lık birisi bu kadar hafif bir bisiklete bindiğinde kadro her yöne esner (belki de kırılır) ve oldukça enerji kaybettirir..Günümüzde 10-11Kg. hafif, 11-14 Kg. orta, 15 Kg. üstü ağır kabul edilir. Tabi bu 10 Kg.'lık bisiklet ön-arka amortisörlüyse "süper hafif" kabul edilir. Ağırlık fiyatı çok etkiler..Fiyat artışı ağırlığa (hafifliğe) göre logaritmik artar. 15 Kg.'lık bir bisikleti 300 milyona, 13,5 Kg'lığı 600-700 milyona, 11 Kg.'lığı 4 milyara, 10 Kg.'ın altındaki ni 8 milyara alabilirsiniz. (rakamlar geneldir, özel koşullar olabilir). Yani 15 kiloluk bir bisikletiniz varsa ve bunu 4 Kg. (%36) hafifletmek isterseniz 4 milyar harcamanız gerekebilir!!
  • 7- "Shimano marka" bisiklet yoktur..Shimano sadece bisiklet donanımı, balık oltası ve kayak fiksasyonu üreten dev bir Japon firmasıdır..Ama bir çok ülkede de fabrikası vardır.Sadece ARGE'ye milyonlarca dolar harcarlar..Piyasadaki "Shimano Marka " bisikletler "Made in Topkapı" dır.
  • 8-Destekli bisiklet taytı edinin.. Ama bu taytlar iç çamaşırsız giyilir. Külotla bunları kullanmanın anlamı yoktur.Çamaşırdaki ekler, dikiş yerleri uzun süre binince tahriş edebilir..Bazen tayt bile bu tahrişi engellemeyebilir..Bunun için "gerekli yerlere" vazelin sürmek iyi gelir..(sonra "pad"i nasıl temizlersiniz bilemem ) Bebek pudrası da önerilebilir..
  • 9-Kışın destekli taytın üstüne desteksiz uzun tayt giymek en iyisidir..Üst taraf biraz daha sıcak kalır. Çok özel durumlar hariç rüzgarlık/yağmurluk pantolon giymek gerekmez. Bunlar genelde tayt gibi sıkı giysiler olmadığı için rahatsızlık verebilir. Her pedalda "haşır huşur" sesi dinlersiniz. Bunlar ayrıca ayna dişliye takılma eğilimindedirler..Bir de Gore-Tex benzeri bir pantalonunuz varsa takıldığında cep (!) (pardon can) yakar. Ama bu sizde var ve de rahat ediyorsanız giymeye devam edin tabi..




    Bu sayfa hakkında yorum ekle:
    İsmin:
    Mesajınız:

  • Bugün 1 ziyaretçi (69 klik) kişi burdaydı!
    Sitenizesayac.com
  • => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=